Kayıtlar

Habil’lerin “Kabil’i” Olmak: Taşacak Bu Deniz Şerif Fırtına Karakter Analizi

Habil’lerin “Kabil’i” Olmak: Taşacak Bu Deniz Şerif Fırtına Karakter Analizi Şerif Fırtına’yı anlamak için öncelikle içinde yaşadığı sistemi analiz etmek gerekir. “Kan, kanla yıkanır. İntikam intikamı doğurur.” Antik çağlardan modern toplumun oluşumuna değinki süreçte “adalet” kavramı, “göze, göz; dişe diş” şeklinde yaptığını yaşatarak ödeme düsturuna dayalıdır. Amaç; mağdurun verilen ceza ile tatmin olması, toplum düzeninin tekrar tesis edilmesi, insanların adalete inancının sarsılmaması ve insanların suç işlemesine mâni olmaktır. Fakat şöyle bir sorun vardır: kimin suçlu, kimin mağdur olduğuna kim karar verecektir ve cezayı kim infaz edecektir? Eğer karar mercii devlet gibi bir üstyapı ve üçüncü bir göz ise olay süreklilik arz etmez. Ceza alanın “hak ettiğine” inanılır. Ancak, direkt suçun mağdur ya da maktul tarafında bulunanların “ceza kesmesi” söz konusuysa, kan davası ortaya çıkar. Maktulün ailesi maktulü haklı bulur, mağdurun ailesi de mağduru. İş bir yerden sonra yaşama...

Evlat Aşkıyla İman Tazelemek: Taşacak Bu Deniz Esme'nin Sorgulanan Anneliğine Bakış

Evlat Aşkıyla İman Tazelemek: Taşacak Bu Deniz Esme'nin Sorgulanan Anneliğine Bakış Bu yazıyı okurken Sema Moritz-Hasret parçasını dinlemenizi tavsiye ederim.  Gelelim konumuza. Metne bir şiirle başlamak istiyorum; "Allah der ki: Kimi benden çok seversen onu senden alırım. Ve ekler: "Onsuz yaşayamam" deme, seni onsuz da yaşatırım Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar Canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın En garibi de budur ya öldüm der durur, yine de yaşarsın." Esme'nin hamile olduğuna emin oluşu, en umutlu olduğu ana denk geliyor. Sevdiği adamla kaçacaklar, İstanbul'da birlikte bir hayat kuracaklar, Esme türkü yarışmasından sonra hayal ettiği kariyeri kuracak. Gizli saklı yaşadıkları ilişki, alenileşecek. Hep bir kız çocuğu sahibi olmak isteyen Esme , bütün b...

Ataerkinin Kadınlar Üzerindeki Yansıması: Taşacak Bu Deniz Esme Karakteri

Ataerkinin Kadınlar Üzerindeki Yansıması: Taşacak Bu Deniz Esme Karakteri Sertab Erener - İncelikler Esme; köyde yaşayan ataerkil bir ailenin en büyük kız çocuğudur. Kız çocuğu olduğu için okutulmamış, yeterince büyüdüğü düşünülünce üç kuruşa çalıştırılmış, annesi tarafından satılabilecek bir "mal" gözüyle büyütülmüştür. İstemediği halde tehditle evlenmeye zorlanmış, manipüle edilmiş, daima kendinden ödün vermesi gerektiğine inandırılmıştır. Babası tarafından namus cinayetine kurban edilecekken, ona kafayı takan ve zarar verme potansiyeline sahip başka bir adam tarafından kurtarılmış bir kadındır. Evladı sandığını tek başına toprağa gömmüş bir annedir. Esme, zulme uğramış kadınların hikayesinden parçalar barındırır. İzleyici için, sadece bir kurgudan ibaret değil, hakikattir. Esme'nin hikayesi kiminin annesinin hikayesidir, kiminin kendi, ablası, teyzesi, yengesi, halası, yeğeni, nineleri, arkadaşı ya da tanıdığı herhangi bir kadının. Çünkü ataerkinin kadınlar üzerinde...

Bağlanma Tuzağı: Taşacak Bu Deniz Esdil İlişkisi Üzerinde Kaçıngan-Kaygılı Bağlanma Stilleri

Bağlanma Tuzağı: Taşacak Bu Deniz Esdil İlişkisi Üzerinde Kaçıngan-Kaygılı Bağlanma Stilleri Adil; akraba dost ebeveyn ve kardeş ilişkilerinde güvenli bağlanan biri. Onlardan yalan veya kötülük beklemiyor. O dönemde o coğrafyada olabilecek en sağlıklı aile bağı Koçari’lerde var. O yüzden Esme’yle karşılaştığında yaşıtı bir ergenden pek farkı yok. Bunu flashbacklerle göstermediler ama Adil’de yansımaları görünüyor. Esme’ninse durumu vahim. Geri kafalı bir aileye sahip ve yaşadığı köy kadınlara karşı fazlasıyla katı. Yine de türkücü olmak gibi şartları da göz önüne alırsak imkânsız bir hayale tutulmuş. Adil; bir köyün, bir ailenin reisi olacak şekilde ‘dağ’ gibi yetiştirilmiş. Cesur, dik, güvenilir, hislerini söylemekten çekinmeyen, dürüst, sorumluluk sahibi biri olmuş. Esme ise kaçıngan bağlanan , güven duyana kadar ‘hırçın bir deniz’ gibi saldırgan ancak kendini bırakabileceği güveni elde edince hislerini belli etmeye başlayan, öfkesini kalkan edinmiş, kendi yarasını kendi sarmay...